•  Kırım Derneği Genel Merkezi
  •   +90.312.419 47 49
  •   info@kirimdernegi.org.tr
  • 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü ve Paneli, 27 Kasım 2025’te Ankara Üniversitesi DTCF Farabi Salonu’nda gerçekleştirildi. Ödülün sahibi, 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nı konu edinen “Bilinmeze Doğru” romanının yazarı Hülya Başarangil Demir beratını aldı.

    Mansur Yavas

    2025 Emine Işınsu Roman Ödülü ve Paneli, 27 Kasım 2025 tarihinde saat 14.00’te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Farabi Salonu’nda gerçekleştirildi.

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 39 1764257620 118 x750

    İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Ödül Komitesi Başkanı Prof. Dr. İskender Öksüz törenin açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmasında, yarışmanın ön jürisine de özel olarak teşekkür eden Prof. Dr. Öksüz, bu yıl 269 kişinin değerlendirmeye alındığını vurguladı.

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 40 4 1764257710 762 x750

    Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Emine Işınsu Roman Ödülü töreninde yaptığı konuşmada tüm davetlileri saygıyla selamlayarak sözlerine başladı. Emine Işınsu’nun edebiyatımıza bıraktığı değerli mirası rahmetle andığını belirten Yavaş, Türk edebiyatının zarafet ile gücünü en ince çizgide buluşturan özel bir kalemini yâd etmek için bir araya gelmenin anlamına dikkat çekti.

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 40 2 1764257722 580 x750

    Bu yıl ödüle değer görülen Hülya Başarangil Demir’i tebrik eden Yavaş, “Bilinmeze Doğru” adlı eserin hem Emine Işınsu’nun ruhuna yakışan bir nitelik taşıdığını hem de edebiyatımıza yeni bir soluk getirdiğini belirtti. Yavaş, yarışmaya katılımın yüksekliğinin de edebiyat alanındaki canlılığın önemli bir göstergesi olduğunu söyleyerek, özellikle dijital çağda gençlerin bu ilgisinin kıymetli olduğunu dile getirdi.

    Tören; Öksüz’ün ön jüriye hediye takdiminde bulunmasıyla devam etti. Sonrasında Funda Okçu, Bulut Okçu ve Elif Kalıpçı mansiyonlara ödüllerini takdim etti.

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 40 10 1764258064 734 x750

    Bununla birlikte tören kapsamında ana jürilerin katılımıyla panel düzenlendi. Panelde sırasıyla, Yağmur Tunalı, Dr. Belkıs Gürsoy, Prof. Dr. Nazım H. Polat ve Prof. Dr. Bilge Ercilasun konuşmalarını gerçekleştirdi.

    Emine Işınsu’nun 1975 yılında  kendisini “Töre” dergisine davet ettiğini aktaran Yağmur Tunalı, “Töre” dergisine her yaştan okuyucudan tomar tomar mektup geldiğini, Emine Işınsu’nun her bir mektuba mutlaka cevap verilmesini istediğini vurguladı. Yazarın sadece roman yazmakla yetinmediğini belirten Tunalı, Işınsu’nun bu yoğun okuyucu iletişimini bir tür sosyal görev olarak gördüğünü ifade etti ve “Emine Işınsu kendisini sadece yazmakla sınırlayan biri değildi. O dergi onun bir sosyal ağıydı. Bir bakıma bir insan yetiştirme ve toplumu mayalama merkeziydi.” dedi.

    Juri

    Dr. Belkıs Gürsoy konuşmasında, merhum yazar Emine Işınsu’nun, Töre Dergisi’nden itibaren bütün eserlerinde millî ve manevi değerleri yücelten bir üslup kullandığını, bunun bir neslin mayalanmasında büyük payı bulunduğunu belirtti. Işınsu’nun, yalnız Türkiye’deki sosyal ve siyasi çalkantıları değil, Türkiye dışındaki Türklerin acılarını da gündeme taşıyarak önemli bir kamuoyu oluşturduğunu ifade etti.

    Dr. Gürsoy, ödülü “Bilinmeze Doğru” romanıyla alan Hülya Başarangil Demir’in Anadolu’ya göçmüş bir Kırım Tatarı ailesinin ferdi olduğunu hatırlatarak, romanın Kırım’da yaşanan baskı, sürgün ve kimlik mücadelesini birkaç aile üzerinden anlattığını aktardı. Eserde, 1917 Ekim Devrimi sonrasında başlayan acıların, 1944 Sürgünü ve Soykırmı ile zirveye çıktığını; ailelerin parçalanması, mecburi göçler ve farklı coğrafyalarda verilen yaşam mücadelesinin romanın merkezinde yer aldığını ifade etti.

    Prof. Dr. Nazım H. Polat, Emine Işınsu Roman Ödülü’ne bu yıl 269 eserin başvuru yapmasının, roman üretimindeki artışın ve ilginin somut göstergesi olduğunu vurguladı. Yarışmaya gelen eserlerin büyük kısmının, Emine Işınsu’nun çizgisine uygun biçimde toplumsal meseleleri merkeze aldığını aktardı.

    Prof. Dr. Bilge Ercilasun konuşmasında, ödül alan eserlerden “Bilinmeze Doğru” romanının psikolojik boyutunu da ele aldı. Romanın kahramanı Emin’in yaşadığı travmatik aşk kaybı sonrası psikolojik çöküşünü, kendi kendine konuşmalarını, gördüğü kâbusları ve hayalî seslerle kurduğu ilişkiyi değerlendirdi. Emin karakterinin savaş başladığında yeniden sarsıldığını, Kırım’a dönme arzusunun onu felakete sürüklediğini anlatan Ercilasun, romanın finalindeki trajedinin 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nda yaşanan gerçek bir facianın edebî yansımalarından biri olduğunu belirtti.

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 40 9 1764258092 996 x750

    Törenin devamında Öksüz tarafından “Bilinmeze Doğru” romanının yazarı Hülya Başarangil Demir’e berat takdim edildi.

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 41 2 1764258112 704 x750

    Program kapsamında Genel Merkezimiz adına Oya Deniz Çongar Şahin tarafından Başarangil Demir’e çiçek takdim edildi.

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 51 1764258134 595 x750

    Sonrasında Başarangil Demir, bir konuşma gerçekleştirdi. Başarangil Demir konuşmasında, vatan kavramının tarih boyunca taşıdığı öneme dikkat çekerek sözlerine başladı. Yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce söylenen “Yeryüzünde bir insanın ana vatanını kaybetmesinden daha büyük bir acı yoktur” ifadelerinin bugün hâlâ geçerliliğini koruduğunu vurguladı. Başarangil Demir, Kırım Tatarlarının yüzyıllardır türlü baskı ve zulümlerle vatanlarından koparıldığını, bu acının defalarca ve en ağır biçimde yaşandığını dile getirdi.

    Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra artan baskıların, 1783’ten itibaren sistematik bir hâl aldığını belirten Başarangil Demir, Kırım’ın Türklerden arındırılmasını hedefleyen politikanın o günden bugüne değişmediğini söyledi. Bu bağlamda Başarangil Demir, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nı ise “yakın tarihimizin en büyük acı olaylarından biri” olarak niteledi.

    Hulya Demir

    Bir Kırımlı olarak atalarının göç edip geldiği toprakları anlatma sorumluluğu hissettiğini ifade eden Başarangil Demir, içsel hafızasının kendisini yazmaya yönelttiğini söyledi. İsmail Bey Gaspıralı’nın “Milletine hizmet etmek istiyorsan bildiğin işten başla” sözünü kendisine yol gösterici kabul ettiğini, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” sözünün ise ona ilham kaynağı olduğunu belirtti.

    Başarangil Demir, romanında Türk milletinin bağımsızlığını simgeleyen ay yıldızlı bayrağın dalgalanmasına hayat veren Millî Mücadele yıllarını, Cumhuriyet’in kuruluş sürecini, asla vazgeçmediği Tarak Tamgalı Gökbayrak’ın özgürce dalgalanacağı günlere olan inancını ve Kırım’dan Ak Topraklar’a uzanan bir ailenin hikâyesini ele aldığını anlattı.

    Ayrıca 1944 Kırım sürgününü de tarihî gerçeklikler çerçevesinde işlediğini ifade eden Yazar, “Tarihî gerçeklikler ışığında kurguladığım hikâyelerle vatan sevgisin, anlatmaya çalıştım. ‘Kırım neresidir?’ sorusunu yanıtlamak üzere çıktığım bu yolda ben anlattım, kalemimle yazdım ve ‘Bilinmeze Doğru’ ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

    Aynı zamanda yazar, 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü kapsamında, Ișınsu’nun aziz hatırası için tutulan 269 ışıktan biri olarak seçilmenin kendisi için tarifsiz bir mutluluk olduğunu ifade etti. Başarangil Demir, Emine Işınsu’nun Türkçüler için her zaman “sığınılacak bir liman” olduğunu belirterek, bu limandan aldığı güçle yeni hikâyelerine doğru yol aldığını söyledi.

    Konuşmasının sonunda, hem bir kadın hem bir yazar olarak Halide Nusret Zorlutuna’yı saygı ve rahmetle anan Yazar, İsmail Bey Gaspıralı’nın bugünlerde en çok ihtiyaç duyulduğunu düşündüğü sözüyle konuşmasını tamamladı:

    Dilde, fikirde, işte birlik!

    Kaynak: QHA

    whatsapp image 2025 11 27 at 17 41 41 1 1764258192 392 x750

    Pin It