Av. Namık Kemal BAYAR
05.02.2016

İlki 2009 yılında işgal edilmemiş anavatanında toplanan Dünya Kırım Tatar Kongresi, aradan altı yıl geçtikten sonra 2015 yılının yaz aylarında Ankara’da Genel Kurulunu topladı. Vatanın bir kez daha emperyalist Rusya tarafından işgalinden sonra yapılan bu toplantıya 14 ülkeden 184 sivil Toplum Kuruluşu’nu temsilen 400 civarında delege ve 250 kadar davetli ve misafir Kongrenin II. Genel Kurul toplantısına katıldı.

Kongrenin II. Genel Kurul toplantısı ile çalışma ilkeleri, usulleri ve kurallarının belirlendiği Kongre Tüzüğü kabul edilerek uluslar arası bir sivil toplum kuruluşu niteliğinde dünyadaki tüm Kırım Tatar Sivil Toplum Kuruluşlarının çatı teşkilatı da kurularak çalışmalarına başladı.

Kongrenin ilk Genel Kurul toplantısında seçilen Koordinasyon Kurulu’ndan farklı olarak ikinci Genel Kurul toplantısında seçilen, çeşitli ülke ve bölgelerin temsil edildiği 24 kişilik Yönetim Kurulu ve 5 kişilik Denetim Kurulu Genel Kurul toplantısını takip eden altı aylık süre zarfında Köstence, Kiev ve Çongar’da toplanarak yasal prosedürlerin tamamlanması, Kırım Tatar halkının var olma mücadelesi içinde öncelikli ihtiyaçlarının tespiti, vatanın işgalden kurtarılmasına yönelik izlenecek politika, strateji ve faaliyetler hakkında önemli istişarelerde bulundu ve atılacak somut adımlar hakkında çeşitli kararlar alarak yetki ve görev dağılımlarını yaptı.

Genel Kurul toplantısı ve sonrasında yapılan çalışmalar ve faaliyetler gösterdi ki gerek Kırım Tatar halkının gerekse Ukrayna ve Kırım krizi ile doğrudan ya da dolaylı olarak alakadar olan diğer halkların, devletlerin ve uluslararası kuruluşların Dünya Kırım Tatar Kongresi’ne ilgileri ve Kongre faaliyetlerinden beklentileri oldukça büyük. Bugüne kadar yapılan üç Yönetim Kurulu toplantısına Romanya, Türkiye ve Ukrayna’dan devlet organlarını temsilen üst düzey ve yerel yöneticilerin iştirak etmesi de bu beklentinin ne derecede yüksek olduğunun en önemli göstergesi oldu.

Kongre, bugüne kadar alınan kararlar ve belirlenen çalışma konuları ve stratejileri kapsamında bundan sonra doğrudan işgale karşı ve tüm dünyada yaşayan Kırım Tatarlarının var olma mücadelelerine katkı sağlayacak somut adımlar atmaya başlayacaktır. Bu adımlar, kısa süre zarfında doğrudan Kırım Tatar halkının günlük hayatına kadar etki etmeye başlayacak nitelikte çalışmaları hayata geçirecektir.

Özellikle millî eğitim, kültürel ve geleneksel millî varlıkların korunması, yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması, Kırım Tatar gençlerinin eğitimlerine destekler verilmesi, Ukrayna anakarasında ve çevre ülkelerde yaşayan Kırım Tatarlarının millî benliklerinin korunması gibi konularda projeler kısa sürede gündeme gelecektir.


Anadilin korunması ise bütün bu projeler içinde en önemli gündem maddesi olarak yerini almaktadır.

Sosyo-kültürel alandaki bu çalışmalar dışında sosyo-ekonomik alanda da bir takım projeler kapsamında özellikle Kırım ve Ukrayna’da yaşayan Kırım Tatarlarının ekonomik refahına yönelik çalışmalar, yatırım projeleri ise orta vadede ele alınmaktadır.

Siyasi alanda Ukrayna’nın Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etmesinin ardından dünyadaki tüm demokratik parlamentoların da aynı kararı alması amacıyla lobi çalışmaları ve müracaatların yapılması da Çongar toplantısında kabul edilmiştir.

İlaveten, Kongre Genel Kurulunda Ukrayna Dışişleri Bakanı tarafından dile getirilen Kırım Tatarlarına bölgesel özerklik, yani bir diğer deyişle “Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti” konusunda Ukrayna anayasasının “Kırım Özerk Cumhuriyeti” bölümünde gerekli düzenlemelerin yapılması noktasında Kongre tarafından gerekli müracaat da hazırlanmaktadır.

Bir taraftan kurumsallaşma yolunda adımlar atan Dünya Kırım Tatar Kongresi omuzladığı yükü menzile adım adım taşıma gayretindedir.